Hangi Aynasız Fotoğraf Makinesini Seçmelisiniz? (2015)

Aynasız fotoğraf makineleri geliştikçe biz de yazılarımızı güncelleyerek hangisini alacağınıza yardım etmeye çalışıyoruz, bu yazımızda da geniş şekilde incelemeleri bulacaksınız.Merhaba ben Nezihi Gözen, bundan yaklaşık iki sene evvel yazdığım ve çok ses getiren (!) yazıyı benim yazmış olmama karşın bir çok insan Tahir ‘e kızmış o yüzden yazı girişinde adımı verdim ki böyle bir sıkıntı bir daha olmasın. :) -bkz:yazı altındaki yorumlar- Aynasız yazımdan sonra ortaya çıkan teknolojik gelişmeleri ve yenilenen makine ile lens parkurunu göz önünde tutarak yeni versiyonunu yazmaya karar verdim. İlk yazının aksine markalar üstünden konuşmak yerine gelişen teknolojini ve makinelerin özelliklerine göre bir sıralama yaptım. Bu sayede “Hangi marka almalıyım?” sorusu, yerini “Hangi makine ve özellikleri” ne bıraktı. Bu yazıda belirtilen özellikleri tartıp almak istediğiniz makineyi kafanızda da çizdikten sonra size uyan aynasız makineyi seçebilirsiniz.

Aynasız Fotoğraf Makinesi Nedir ?

Bir çok kişide kafa karışıklığına yol açan şeyin bu olduğunun farkındayım. “Aynasız makine nedir ve DSLR ‘dan farkı nedir?” diye kendi kendinize soruyor iseniz işte soruların cevabı bu başlık altında.

m_FLANGE_2Bildiğiniz üzere -bilmiyor iseniz de bu yazıda öğrendiniz- DSLR sistemleri içerisinde size lensin gördüğü görüntüyü ileten bir prizma sistemine sahip. DSLR ‘dan içeriye giren görüntü/ışık önce aynaya (mirror) a oradan yukarı prizmaya (pentaprism) ya gelip vizöre doğru yön buluyor. Bu “kaba” sistem fotoğraf makinesi içerisinde fazla yer kapladığı için DSLR’lar daha büyük ve hantal olmak zorunda kalıyor. Aynı durum lens mekanizmaları içinde geçerli. Sensör ile lens arasındaki mesafe uzadıkça aradaki kayıp alanı yakınlaştırmak için lenslere ekstra cam takılması vs gerekiyor.

İşte tüm bu karmaşayı ortadan kaldıran sistem Aynasız/Mirrorless dediğimiz türden olanlar. Lensten gelen ışık ve görüntü anında sensöre düştüğü için aradaki prizma ve aynaya ihtiyaç kalmıyor. Evet diyeceksiniz, o zaman neden DSLR alalım ki(!) hem daha ufak, hem daha uygun fiyatlı bir sistem varken?

Bu yazı içerisinde sizlere bu iki sistemin avantaj ve dezavantajlarını da anlatacağım ki aklınızda soru işareti kalmasın. Prizmasızlık fotoğrafı kurtarmaya yetmiyor. (şimdilik)

Samsung-NX300-teknokistan

Hangi Marka Aynasız ?

Boşverin şimdilik hangi marka olayını, bu sonuçta “Ne veriyim abime? Ne verecen bana” tarzı bir çekişme. Burada asıl mesele sizin aynasız makinelerden ne beklediğiniz. O yüzden en güncel makinelerin özellikleri üstünden sizlere eşitli kıyaslar sunuyorum. Kafanız hangi özelliklere ve tabii ki bütçeniz- ona göre o özelliklere sahip makineyi seçersiniz.

Sensör Boyutu

mirrorless-comparison-10

Sensör bir makinenin  herşeyidir. Bir fotoğraf makinesi aldıysanız bilin ki verdiğiniz paranın %80 i sensör içindir. Peki sensör herşey midir ? Evet ya da hayır. Sensör kadar içinde yer alan işlemcide sonuca etki eder. Yani neymiş kalbi besleyen damarlar tıkalı olur ise kalp çalışmaz. Şimdi sensör boyutu olarak aynasızları sınıflandıralım.

sensors2
Yukarıdaki şablonda sensör boyutlarını görebilirsiniz.

FF diye tabir edeceğimiz full frame sensörlü aynasızlar piyasada artık bulunmakta. Böyle bir sensörlü aynasız alacaksanız kesenin ağzını açmanız gerektiğini hatırlatmam gerek. O yüzden FF sensörlü aynasız almayı planlıyorsanız fotoğraftan para kazanıyor olmanız veya yüksek kalitede büyük boyutlu baskılara ihtiyacınız olması gerekiyor. Yok arkadaş benim için görüntü kalitesi çok önemli ve illa param bol istediğimi alırım diyorsanız karar sizin. FF sensörlü aynasız alacaksanız lens parkurunun buna yeterli olup olmadığını lütfen gözden geçirin.

APS-C sensörü bir kaç markada bulmak mümkün. FF e nazaran daha uygun fiyatlı olduklarını söylemeliyim. Çeşitli firmalar hem FF hemde APS-C sensörlü alternatif aynasız modelleri bulunmakta. Günümüz giriş ve giriş üstü seviye DSLR ile aynı performansı sunan bu sensörler tam anlamıyla olgunlaştı diyebiliriz. Orta karar bir bütçeniz var ise bu tarz sensörlü güzel bir set almanız mümkün.

Micro Four Thirds (4/3) ebat olarak FF in yarısına tekabül etmekte. En büyük avantajı ufak olması sebebiyle makinelerin daha da ufalması ve lenslerinin çok küçük olması. Bu ebattaki sensörlü bir makine alırsanız taşıma kolaylığını göz ardı etmeyin.(Lens ve makine ebadına göre değişiklik gösterebilmektedir.) Model ve özelliklerine göre fiyatları değişmekte fakat en uygun fiyatlı aynasızlar bu sistem içerisinde yer almakta.

1″ Sensör ve altı aynasız makinelerde piyasa bulunmakta. Fiyat performans açısından güzel işler yaratmalarına karşılık çok alternatifleri bulunmamakta.

Aynasızın Tipi

Figosa-camera-strap-on-OMD

Gerçekten bu konu çok önem arz ediyor çünkü artık aynasızlar retro modasına istinaden eski model SLR ların tiplerinde üretilmekte. Elde şık duran ve analog makine tadı veren bu görüntü sizi daha fotoğrafçı görüntüye sahip olmanızı sağlamakta ama unutulmamalıdır ki daha iyi fotoğrafçı yapmamakta.

Bunun yanı sıra yeni tip kompakt makine tipinde olan aynasızlarda mevcut. Burada tercih “Yanınızda hep olmasını istediğiniz makine tipi nasıl olsun?” sorusu ile alakalı. Sonuçta bir çok tip ve seçenek var. Elbet gözünüze hoş gelen ve elinizde şık duran bir model belirleyebilirsiniz.

Üreticiler artık makine ve lenslerini suya-toza dayanıklı olarak da üretiyor. Eğer zorlu hava şartlarında aynasız kullanacağım diyorsanız bu tarz modellerde yönelebilirsiniz. “Kardeşim ben sağanakta fotoğraf çekmeyeceğim” diyorsanız uygun fiyata satılan fotoğraf makinesi yağmurluklarından yararlanılabilir.

Olympus OM-D E-M5 getting wet.

Bakaç-Vizör Tipi veya LCD mi ?

Vizör için çeşitli tipler mevcut ya da “Ben vizör sevmiyorum” diyenler için LCD de önem arz edebilir.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

En yaygın olarak elektronik vizörler kullanılmakta. Çektiğiniz fotoğrafı anında vizör üstünden görebileceğiniz bir sistem. İlk çıktığında saniyelik hatalar yapan veya çözünürlüğü düşük olan bu vizörler artık çağ atlamış durumda. Bire bir görüntüyü veren ve çözünürlüğü fotoğraf makinesinden bile daha yüksek vizörlü makineler bulmak mümkün. Burada dikkat edilmesi gereken bu tarz vizörler de gördüğünüz vizör görüntüsü ile çektiğiniz fotoğrafın aynı renk kırılımına sahip olup olmadığı. Bazı durumlarda hatalar olsada geçmişe nazaran elektronik vizörlerin bekelenenin karşıladığını söylemeliyim. Benim gibi DSLR kullanan birisinin bile alışması kolay oldu ise inanın çok zor vazgeçilmez bir alışkanlık değil artık analog vizörler.

“Yok ben hem analog hem de elektronik vizör de kullanmak istiyorum” diyorsanız hybrid vizörlü alternatifler mevcut. Bu sayede istediğiniz şekilde vizörü kullanabilirsiniz. Daha önceden paralaks hatası (ne olduğunu yazmıyorum googlayın lütfen) veren bu sistem artık hatalarından arınmış durumda.

Cep telefonu ile fotoğraf çekmeye alışmış kesim için vizörsüzlük dert değil. Yeterki güzel bir LCD ekran olsun gerisi teferruat. Son zamanlarda çıkan dokunmatik ekranlar ve açılı ekranlar ile vizörü sevmeyen kişiler için ilaç niteliğinde.

Ayrıca LCD ekrandan memnunum fakat keşke şuna bir vizör takabilseydik dediğiniz durumlar için ek para ödeyerek- ah şu markalar- ekstra elektronik vizör satın alabildiğiniz modeller mevcut.

canon_eos_m3_with_evf_front copy

Autofocus (Otomatik Netleme)

DSLR sistemler faz algılama ile fokus yapmasına karşılık aynasızlar bu sistemden farklı olarak kontrast algılamalı olarak fokus yapmaktadır. Faz algılama sistemi DSLR da ayna üstünden gerçekleştiği için ve bildiğiniz üzere aynasızlarda (adı üstünde) ayna olmadığı için tamamen farklı bir fokus sistemine ihtiyaç duymuştur. Aynasızlar fokus işlevi için sensöre düşen ışığın arasındaki kontrast farklarına göre fokus kararı almaktadır. Yeni yeni geliştirilen hybrid focus sistemi sayesinde aynasızların DSLR kadar hızlı fokus yapmasına olanak tanınmaktadır. Kimi firmalar özel yazılım güncellemeleri ile makinelerin netleme sistemine müdahale edip daha hızlı fokus yapabilen makinelere ortaya çıkartmaktadır.

mirrorless-comparison-2

Lens Parkuru ve Adaptör Kullanımı

Her makinenin kendi lens gamı bulunmakta. Çeşitli üçüncü parti üreticileri de ek olarak aynasızlar için lensler üretmekte. Burada dikkate etmeniz gereken durum çekmekten hoşlandığınız açıya ait lens almak istediğiniz makinede bulunuyor mu ? Eğer bulunmuyor ise o aynasızı almanın sizin için pek bir anlamı olmayacaktır.

 

Panasonic_GX1_LensesKimi markaların lensleri birbiriyle kombine kullanılabilmektedir. Sadece Micro Four Thirds (4/3) kullanan iki farklı markanın lenslerini kendi makineleri hariç diğer diğer alternatif markada kullanmak mümkün. Bu da lens çeşitliliği açısından büyük avantaj.

Alacağınız makinenin sensörü lens seçimi için büyük etken. Aynı markanın hem FF sensörlü aynasız hem de APS-C sensörlü makine üretmesine karşılık ikisi için farklı lens alternatifleri ürettiğini hatırlatırım.

Canon-EOS-M-70_200_01

Yukarıda örnekte görüldüğü gibi (Canon) bazı markalar kendi aynasız makinelerine bir adaptör ile DSLR lenslerini takabilmekte. Eğer elinizde bol miktarda bu markanın lensleri var ise hiç düşünmeden aynı markanın aynasızını alabilirsiniz. Bu şekilde lens maliyetinden kurtulmuş olursunuz. Bunuda aklınızdan çıkartmayın.

Bit Pazarına Nur Yağdı

15795043415_6e4e228b1b_c

Yeni sistem hemen hemen tüm aynasızlara koyulan “focus peaking” özelliği ile artık manuel lensler ile netleme yapmak çok kolay. Bunu özellikle belirtmek istedim. “Benim elim hızlıdır ve alacağım lensler bu sistemde yok ama manuel eski lensler ile çekim yaparım” diyorsanız bu sistem tam size göre.

Netleme yaparken ortaya çıkan “kırmızı” gölge sizin manuel olarak nereye netleme yaptığınızı gösteriyor. (Her markanın işaretleme tekniği farklı olsa da mantık tamamen aynı). Bu sayede elle hızlı bir şekilde netleme yapma şansına sahipsiniz. Alışıldığı zaman vazgeçemeyeceğiniz bir sistem olduğunu belirtmeliyim.

maxresdefault

Wi-Fi şart mı?

Bence şart. Şu sıra çıkan tüm aynasızlarda zaten mevcut. Burada dikkat etmeniz gereken özellik wi-fi ile makinenin kontrol edilip eilemediği. Kimi wi-fi özellikleri sadece mobil cihaz ile aynasız arasında fotoğraf transferi işlevi görürken, kimi modellerde uzaktan makineyi kontrol etme şansına sahipsiniz. Elbette özellik arttıkça fiyat artmakta. Yok ben wi-fi siz makine alıp içine wi-fi özelliği olan sd kart takarım diyorsanız buda tercih edilebilir fakat hesap kitap yaparken astarı yüzünden pahalıya gelmesin, dikkat edin.

XT1_wifi_Image-52de98add75e1

Video

Evet aynasızlarda video çekme özelliği de mevcut. Hatta sırf video çeksin diye üretine aynasızlar var. DSLR ile çıkabileceğiniz en maksimum video Full HD iken ( Daha yüksek çözünürlükte çeken tek bir DSLR var oda aşırı pahalı) aynasızlarda 4K video çekebilen uygun fiyatlı ürünler mevcut. “Hem video çekeceğim hem de ufak bir makineye ihtiyacım var” diyorsanız ciddi anlamda başarılı video çeken modellere göz atmanızı öneririm. Kimi modellerde sırf olsun diye video özelliği koyulmuşken aradan sıyrılan ürünleri tercih edebilirsiniz video sizin için şart ise. Yok değil ise çoğu ürün Full HD video kaydı yapabiliyor. Kimi modellerde time-lapse özelliği bile mevcut.

MAINmediamemo

Öne Çıkan Aynasız Fotoğraf Makineleri

1- Olympus OM-D E-M10 Mark II 14-42mm Aynasız Fotoğraf Makinesi: Retro fotoğraf severlerin bir numaralı tercihi, küçük, hızlı, şık, oldukça fazla lens çeşitliliği var.

2- Sony A6000 16-50 Kit: Daha futuristik stili seven fotoğrafçılar için üretilmiş klasik bir Sony, hızlı ve popüler.

3- Fujifilm XT1:  Hızlı netleme performansı, su geçirmezlik ve sağlam gövdesi gibi özellikleri ile göz dolduruyor.

4- Canon EOS M3: EOS M’in gelişmiş modeli olan M3, Canon lensleri kullandıran adaptör seçenekleriyle öne çıkıyor.

5- Sony A7s: Full frame aynasızların özellikle videodaki kralı, pek çok DSLR sahibinin ikinci makinesi.

6- Sony A7 II: Full frame aynasızların fotoğraf tarafındaki kralı, entegre titreşim engelleyici müthiş iş yapıyor.

7- Fujifilm XT10:  Fuji,nin amiral gemisinin bir alt versiyonu fiyat/performans açısından alınabilecek aynasızlar arasında yer alıyor.

Not: Liste Tahir Yıldız tarafından oluşturulmuştur.

Sonuç

Bazı özellikleri ile DSLR ı geçsede kimi özellikleri ile henüz sistem olarak pazarda gerideler. Bu durum geçici çünkü azalan DSLR pazarının payı aynasızlara kaymakta. Bu durumu yatırıma çeviren aynasız üreticiler her geçen gün özelliklerini yenilemekte. DSLR pazarında payı olmayan bir çok firma aynasız pazarında başa baş mücadele ederken ana üreticiler bu pazarda can çekişmekte. Şu an için pil süresi ve otofokus sistemlerinin bir DSLR seviyesini yakalayamamasının haricinde markasal kronik şikayetler harici problemi olmayan aynasızlar her zaman yanında makine taşımayı seven, sosyal medyada kaliteli paylaşım yapmaktan çekinmeyen, kendi blog ve yaşam tarzını anlatmaktan keyif alanların ilk tercihleri arasında.

Birçok DSLR kullanıcısı-bende dahil- ikinci makine olarak bir tane aynasız bulunduruyor ve bu hafiflikten ve fotoğraf çekme özgürlüğünden keyif aldıklarını söyleyebilirim.